Kişisel Yeterliliğimizi Nasıl Geliştirebiliriz ?

0
2840
112-kisisel-yeterlilik

1- Duygularımızı tanımalı ve anında farkına varmalıyız. Duygularımız konusundaki algımızı hassaslaştırmak için işe onları tanımlamak için kullandığımız kelimelerden başlamamız gerekir. Duygularımızı kelimelere çok farklı şekilde dökeriz…

Duyguları nasıl ifade ettiğimizi takip edersek, onları fark etmemiz de kolaylaşır: Mutluluk için, yerinde duramama, sevinçten gözleri yaşarma, yaşam coşkusu ve sevinci hissetme, doyum bulma, sevinme, neşelenme, kıpır kıpır olma, hafifleme, ferahlama, sevinçten deliye dönme, memnun hissetme; üzüntü için,yürek sızlaması, acı içinde olma, kırgın ve incinmiş hissetme,yürek yaralanması, hüzün, mahzunluk, karamsarlık, hayal kırıklığı,umutsuz, çökkün ve perişan hissetme, ıstırap duyma; endişe için,stres,gerginlik, kaygı, kuruntu, tasalanma, kafa yorma, kafasını tırmalama, içini kemirme, korku, panik, huzursuzluk, tedirginlik hissetme; utanma için, küçük düşme, aşağılanma, gururun ve onurun kırılması, şerefini kaybetme, beş paralık olma, rezil ve kepaze olma, itibarının azalması, değersiz hissetme, mahcubiyet duyma; öfke ve kızgınlık için, küplere binme, saçını başını yolma, çileden çıkma, sinirden deliye dönme, sabrının taşması, kontrolden çıkma, köpürme, kudurma, tepesinin atması, elinden bir kaza çıkması, hiddetlenme, çıldırma gibi ifadeler ve benzeri tanımlamalar kullanılır.

2-Duygu farkındalığımızı geliştirdikten sonra, onlarla başa çıkabilmeyi de öğrenmeliyiz. Duyguyla başa çıkabilmenin en etkili yolu,o duygu ile yüzleşecek cesareti bulmak ve üzerine gitmektir.Daha sonra o duyguyu analiz etmek, kökenini keşfetmek ve ortadan kaldırmak için de işlemek gerekir.”
3- Duygularımızın yol açtığı tepkileri kontrol altına alabilmeliyiz. Yaşadığımız olumlu ya da olumsuz her olay için gösterdiğimiz tavırlar bilinçli ve kontrol altında olduğu sürece sorunsuz ve esnek bir yaklaşım sergileyebiliriz. Tepkilerimizi şu şekilde denetleyebiliriz:

– Eğer yaşadığımız duygular, önümüzü görmeyi engelleyecek kadar kuvvetli ise, tepki vermeden önce biraz beklememiz gereklidir. Derince alacağımız 2-3 nefes, dönüşü olmayan tepkileri vermeden önce, bize düşünecek zaman kazandırır.Bu arada yapacağımız pozitif, yapıcı ve mantıklı bir değerlendirme, etkili bir duygu ve dürtü kontrolü sağlamamıza yardım edecektir.

– Kuvvetli duygular oluşturan olayları yaşarken, duygu yoğunluğu ile değerlendirme yetimizi kaybetmemek için, iki adım geri çekilip, yaşadığımız her ne ise dışarıdan bakmayı öğrenmemiz gerekir. Bunu yapabildiğimizde tek ağaç yerine, ormanın bütününe hakim olabilir, görüş açımızı genişletebiliriz.Olayı hem kendi açımızdan, hem de karşı tarafın açısından değerlendirebilir, daha kontrollü tepkiler verebiliriz.

– Bir başka önemli nokta da güçlü duygular yaşadığımızda, kendimiz ile yapacağımız güçlendirici, motive edici konuşmaların ne kadar önemli olduğudur. Çünkü insanın en
büyük güç kaynağı ve destekçisi gene kendisidir. Eğer kendi kendini suçlama, yargılama, aşağılama tarzı içsel konuşmalar alışkanlık haline getirilmişse, bu büyük bir problem teşkil eder.Çünkü bu düşünceler bir kısır döngü şeklinde yeni negatif
duygular oluştururlar. Bu duygulardan geri dönülemeyecek tutumlar meydana gelir. Bundan sonra yaşadıklarımız ise bütün hayatımızı değiştirir. Mahatma Gandhi bununla ilgili şu sözü söylemiştir: ‘’Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür… Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür… Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür… Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür…
Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür… Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür… Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür…’’

Kişisel yeterliliği olan insanlar, duygularını doğru bir şekilde algılar ve davranışlarına yön verirken, bilgi kaynağı olarak duygularını kullanırlar. Ancak yeterlilik, duygulardaki mutlak bir denetim ve hatasız bir mükemmellik anlamına gelmez. Elinden gelenin en iyisini, bilinçli bir farkındalıkla yapmak kişisel yeterliliğin en güzel ifadesidir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin